Tuna Nehrinde Diplomasi Oyunları (1856-1883)

Stok Kodu:
9786054811663
Boyut:
145-225
Sayfa Sayısı:
300
Basım Yeri:
İstanbul
Baskı:
1
Basım Tarihi:
2014-02
Kapak Türü:
Karton
Kağıt Türü:
2. Hamur
Dili:
Türkçe
0,00
9786054811663
209908
Tuna Nehrinde Diplomasi Oyunları (1856-1883)
Tuna Nehrinde Diplomasi Oyunları (1856-1883)
0.00
Balkanları sınırları içine almış tüm devletler gibi Osmanlı Devleti için de Tuna nehri büyük önem taşımıştır. Netyrin siyasi askeri ekonomik jeopolitik önemi Osmanlı Devleti'nin Rumeli toprakları üzerinde Tuna'ya vazgeçilmez bir konum kazandırmıştı. Nehrin kuzeyine çıkmak devlet adamları askerler aydınlar ve Osmanlı Kamuoyunu gururlandırmış devletin toplum üzerindeki güvenini daha da sağlamlaştırmıştı. İleri hareketler sırasında fetihleri kolaylaştırıcı tesiri izlenilen fetih siyasetinin belirlenmesinde etkili olmuştur. Osmanlı ileri yürüyüşünün durduğu XVI. yüzyıldan sonra bu sefer de Tuna Batı dünyasıyla kendisini ayıran sınır olarak kabul edilmiştir. XVII. yüzyıldan itibaren Avusturya ve XVIII. yüzyıldan itibaren Rusya ile girdiği daimi mücadelelerinde Tuna'nın askeri ve jeopolitik önemi Osmanlı kamuoyunda zamanla anlam değiştirerek kendisi ile düşmanları arasında bir güvenlik sınırı manevi bir set olarak algılandı. Hatta bazı Osmanlı aydınları için Tuna Doğu ile Batı medeniyetlerini ayıran sınırdı. Belki de bu anlayışın sonu Osmanlı Devleti Balkanlar'dan çekilince Tuna'da akıp giden hüznümüz olmuştu. Uğruna marşlar türküler şiirler söylenmiş ronmnlar yazılmıştır.
Balkanları sınırları içine almış tüm devletler gibi Osmanlı Devleti için de Tuna nehri büyük önem taşımıştır. Netyrin siyasi askeri ekonomik jeopolitik önemi Osmanlı Devleti'nin Rumeli toprakları üzerinde Tuna'ya vazgeçilmez bir konum kazandırmıştı. Nehrin kuzeyine çıkmak devlet adamları askerler aydınlar ve Osmanlı Kamuoyunu gururlandırmış devletin toplum üzerindeki güvenini daha da sağlamlaştırmıştı. İleri hareketler sırasında fetihleri kolaylaştırıcı tesiri izlenilen fetih siyasetinin belirlenmesinde etkili olmuştur. Osmanlı ileri yürüyüşünün durduğu XVI. yüzyıldan sonra bu sefer de Tuna Batı dünyasıyla kendisini ayıran sınır olarak kabul edilmiştir. XVII. yüzyıldan itibaren Avusturya ve XVIII. yüzyıldan itibaren Rusya ile girdiği daimi mücadelelerinde Tuna'nın askeri ve jeopolitik önemi Osmanlı kamuoyunda zamanla anlam değiştirerek kendisi ile düşmanları arasında bir güvenlik sınırı manevi bir set olarak algılandı. Hatta bazı Osmanlı aydınları için Tuna Doğu ile Batı medeniyetlerini ayıran sınırdı. Belki de bu anlayışın sonu Osmanlı Devleti Balkanlar'dan çekilince Tuna'da akıp giden hüznümüz olmuştu. Uğruna marşlar türküler şiirler söylenmiş ronmnlar yazılmıştır.
Kapat