Türkiye'de Alevi-bektaşi-ahi ve Nusayri Zümreleri

Stok Kodu:
9789759173197
Boyut:
135-215
Sayfa Sayısı:
323
Basım Yeri:
İstanbul
Baskı:
1
Kapak Türü:
Karton
Kağıt Türü:
2. Hamur
Dili:
Türkçe
0,00
9789759173197
73043
Türkiye'de Alevi-bektaşi-ahi ve Nusayri Zümreleri
Türkiye'de Alevi-bektaşi-ahi ve Nusayri Zümreleri
0.00
Türkiyedeki Alevi-Bektaşi zümreleri hakkında yapılan çalışmaların değeri ve niteliği açısından Baha Said Beyin oldukça önemli bir yeri vardır. İttihad ve Terakki Cemiyetinde önemli görevlerde bulunan Baha Said Bey 1910lu yıllarda Anadoluya yaptığı seyahatler vasıtasıyla Alevi-Bektaşi, Ahi ve Nusayri zümrelerini yakından tanımış ve bunlar hakkında ayrıntılı raporlar hazırlamıştır. Çalışmalarında "katılmalı gözlem" ve "mülakat" tekniklerini uygulayarak bizzat sahadan derlediği bu malzemenin Orta Asya Türk kültürüyle bağlantılarını kurduğu ve meseleyi "milli birlik ve bütünlük açısından" değerlendirdiği görülmektedir.

Günümüzde Alevilik-Bektaşilik ile ilgili neşriyat, büyük bir hızla "yalan yanlış ve biraz da kasıtlı olarak" devam etmektedir. Bu yayınların büyük çoğunluğunun bilimsellikle alakasının olduğunu söylemek zordur. Özellikle 1928 yılından bugüne kadar ki yayınlarda, Baha Said Beyin bu kitapta bir araya getirdiğimiz makalelerine pek atıfta bulunulmadığı görülmektedir. Bunun ihmalden ziyade, bir kasıt sonucu olduğunu düşünmek yanlış olmasa gerektir.
Türkiyedeki Alevi-Bektaşi zümreleri hakkında yapılan çalışmaların değeri ve niteliği açısından Baha Said Beyin oldukça önemli bir yeri vardır. İttihad ve Terakki Cemiyetinde önemli görevlerde bulunan Baha Said Bey 1910lu yıllarda Anadoluya yaptığı seyahatler vasıtasıyla Alevi-Bektaşi, Ahi ve Nusayri zümrelerini yakından tanımış ve bunlar hakkında ayrıntılı raporlar hazırlamıştır. Çalışmalarında "katılmalı gözlem" ve "mülakat" tekniklerini uygulayarak bizzat sahadan derlediği bu malzemenin Orta Asya Türk kültürüyle bağlantılarını kurduğu ve meseleyi "milli birlik ve bütünlük açısından" değerlendirdiği görülmektedir.

Günümüzde Alevilik-Bektaşilik ile ilgili neşriyat, büyük bir hızla "yalan yanlış ve biraz da kasıtlı olarak" devam etmektedir. Bu yayınların büyük çoğunluğunun bilimsellikle alakasının olduğunu söylemek zordur. Özellikle 1928 yılından bugüne kadar ki yayınlarda, Baha Said Beyin bu kitapta bir araya getirdiğimiz makalelerine pek atıfta bulunulmadığı görülmektedir. Bunun ihmalden ziyade, bir kasıt sonucu olduğunu düşünmek yanlış olmasa gerektir.
Kapat